Sana hayat vermek ne güzel!
Eğer bir şiirsem ben
yarım kalan bir şiirim
Bu şiiri sadece sen tamamlayabilirsin
Ne olur beni yalnız bırakma
Durma tamamla !
Beni ben tamamlayamam sen olmazsan
Yaım kalan beni sen tamamla
Ağzımdan çıkan kötü düşünceleri
Dudaklarınla kapatma, sana da bulaşmasın
Elimi tut ki gönlümden güzellik aksın
Ve gözlerime bak
Seni sevdiğimi gör
Gör ve inan
O gördüğün, şiiri yani beni tamamlattırır sana
Beni tamamla ne olur
YARIM BIRAKMA
Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz
Senin bana, benim sana söylediğim
Onlardan biri yada benzerini duyarsan
Beni anımsar gülümsersin
Ben mi? ben hiç unutmayacağım ki
Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda
Bizi bizden çözer diye
Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım
Her atışında hatırlamak için
Devrimi düşünürsün, düşünebilirsin, şöyle olsun böyle olsun hatta bir sistem bile kurabilirsin. Ne zaman yaparsın. Devrim yaptıktan sonra... Bok devrim yaptıktan sonra... Şu anda bunu düşünüyorsan yaparsın, bunu yapmaya başlarsın. Ve böyle yaşamaya başlarsın. Hayatla da böyle anlamlı bir ilişki kurarsın... Yolda yürürken de adımların ona göre olur, insanlara baktığın göz değişir. Herkes de bakar, bu adam niye böyle yürüyor. Sana bir puan yazmazlar ama bir şey verirsin bu hayata... Bakkaldan manavdan bir şey alırken tuhaf bir ilişki kurarsın, hoş bir ilişki kurarsın... İşte hikâye bu. >> Kazım Koyuncu
Trabzon'u ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu. Bu konuda yarışma açılması da gündeme geldi ancak sonra vazgeçildi. Renk için geceli gündüzlü toplantılar düzenleniyordu. Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı. Beşinci toplantıda her şey bitecekti. Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı. Dönemin Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak sorunu çözmeye çalışırken Federasyon Genel Müdürü Ulvi Yenal'ın makamında toplanan taraflar iki kulübün renklerinden farklı bir rengin seçilmesi üzerinde yoğun tartışmalar gerçekleştirirler. Yaşanan gelişme üzerine sabrı taşan Yenal iki kulübün temsilcilerinden birer renk seçmesini talep eder. Böylelikle İdmanocağı grubu "koyu bordo", İdmangücü ise "açık mavi" üzerinde görüş bildirir. Sonuçta Trabzonspor'u kuran iki köklü kulüp renk konusunu "BORDO-MAVİ" diye karara bağlarlar.
Umut ediyoruz ve inaniyoruz ki; ülkemizin gizli kalmış köşelerinin ve ender el değmemiş güzelliklerinin
kaynak değerleri, alternatif değerlendirilme olanakları,
ekoturizm ve düşük yoğunluklu turizm aktiviteleri açısıdan değerleri anlaşılacaktır.
Kırık dökük olsa kalbim,hayat kaldığı yerden devam ediyor...Senden önce yetim idim, senden sonra da öksüz kaldım..Senden önce yarım bir cümleydim, senden sonra yalnızlığın avcunda kırık dökük bir kelime.
Dün gece devriye gezen gece bekçilerinin gözü önünde
bir beyaz bulut attım gökyüzüne.
Sonra yağmur duaları ve göz yaşları..
Dünden önceki gece, göz gözü görmez karanlıklar içine
ayı nakşettim
Sonra ruhlara fatihalar ve yağmur..
Ama sana en sıska umutsuzluklarla yöneldim.
Uzun uzun varolmanı hayra yordum
Uzaklardan bana lazca şarkı söylüyor. Sen beni kül ettin ey veranenin kızı. Ateştir senin siyah gözlerin seni gördüğümde neler oluyor bana bilmiyorum. Neden ellerimin ayaklarımın dermanı düşüyor
Gidiş bitiş degildi.
gelişlere öncü olan susuşların sembolunu kullandı kaçamak için. sonsuzluga giden bir yolu var sanıyordu. herkesin gözyaşına yetecek mendili yoktu. hüzüne erdi sonu... ödünce sahip çıkmadı acı.
gitti. ama bitmedi.